bilhassa

[bi'lhassa]
阿́ zf. 特别, 尤其是; 专门: Bilhassa annesini özlemişti. 她特别思念她的母亲。Telgrafta hareket saatimi bilhassa kaydetmiştim. 我在电报中特别注明了出发时间。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bilhassa — zf., Ar. bi l ḫāṣṣa Özellikle Koyu yeşil çuhalı uzun masanın başında sessiz, üzüntüden, heyecan ve bilhassa uykusuzluktan bitkin. N. S. Örik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilhassa — (A.) [ ﻪﺹﺎﺨﻝﺎﺑ ] özellikle, hele hele …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HUSUSEN — Bilhassa. Ayrıca. Başkaca. Buna mahsus olarak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İŞARET — Bir şeyi bir vasıta ile (el, göz, kaş veya parmakla) göstererek bildirmek. * Nişan, alâmet, belli bir iz. * Ist: Doğrudan doğruya olmadan, hatırlatma suretiyle verilen emir. (Münasebat ı tevafukiye eğer taaddüt etse ve ayrı ayrı cihetinden bir… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • avam — is., ç., esk., Ar. ˁavām 1) Alt tabaka, havas karşıtı Bu zihniyette olan avam değildi, bilhassa havas denilen insanlar böyle düşünüyordu. Atatürk 2) Halk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hassaten — zf., esk., Ar. ḫāṣṣaten Ayrıca, özellikle, bilhassa Bu bazı demagogların, hassaten, seçim propagandalarında kullandığı boş laflardan biri değildir. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • janr — is., Fr. genre 1) Tarz 1925 te onu, sonraları bilhassa hikâyelerinde kullanılacağı bir janrın, korkunun şairi olarak görüyoruz. Z. O. Saba 2) biy. Tür …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kangrenli — sf. Kangreni olan Ayağın bilhassa parmak nahiyeleri kangrenli uzuvlara has morumtırak bir büzülme arz ediyorlardı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşrep — is., bi, esk., Ar. meşreb 1) Yaradılış, huy, karakter, mizaç Bunların arasında bilhassa Vehbi Dede isminde Mevlevi bir musikişinas tanıdı ve meşrebine uygun buldu. H. E. Adıvar 2) Davranış biçimi Kişilik genel çizgisi meşrep olarak bilinir. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşrulaştırmak — i Meşru duruma getirmek Bürokrasi bilhassa bizde tembelliği, kararsızlığı, kafasızlığı, kötü niyeti, bilgisizliği meşrulaştırmak demek olmuştur. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • özellikle — zf. Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hususuyla, bahusus, mahsus Eşiğinde bulunduğu delilik üzerine konuşmaktan özellikle zevk alırmış. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.